Geçtiğimiz hafta WOMM Summit için Amerika'da olduğumu yazmıştım. Amerika'ya giderken, eşim için uygun fiyatlı bir laptop bulursak alma kararı vermiştik. Ve aldık. Beyaz bir
Apple MacBook! Şimdi size nasıl oldu da Apple aldık, alırken başımıza neler geldi anlatmak istiyorum. Yaşatılan tecrübeyi dinlemek, Apple'a bu kadar insanın neden hayran olduğunu anlamak için oldukça yeterli.
Önce New York sonra Las Vegas'a gittik eşimle. New York'ta ilk gün dolaşırken 5tf Avenue'de bulunan en meşhur Apple Store'a girdik. Her yerde Mac Book'lar, MacPro'lar, iPod'lar, iPhone'lar ve aksesuarlar... Tecrübe 1: Tüm cihazlar çalışıyor, hem de tüm özellikleriyle! Yani iPod'ların içleri müzik dolu, iPhone'larda sim kart var ve telefon özellikleri çalışıyor, tüm bilgisayarlar online ve herhangi bir filtre yok. İsteyen internette surf yapıyor, isteyen Mac'lere bağlı kameralarlarla kayıt yapıp video edit ediyor, isteyen şarkı dinliyor, isteyen telefonla konuşuyor veya SMS atıyor. Kimse de gelip "ne yapıyorsun" demiyor.
Eşim ilk defa bir Mac'e dokundu. Ben iPhone ve iPod Touch'ı mıncıklarken, o da sıkılmamak için Facebook'ta mesajlar yazmaya başladı. İlk defa Mac işletim sistemi görmüş birisi olarak bana soru sormasını beklerdim ama hiç birşey sormadan yarım saate yakın vakit geçirdi.
Seyahatimizin geri kalanında da benim ısrarlarım üzerine birkaç başka elektronik mağazasına daha girdik; CompUSA, BestBuy, Fly's gibi... Ben yine aynı numarayla kendime zaman ayırabilirim diye onu laptopların başına gönderdim ama 30 saniye sonra gelip "buradaki bilgisayarların hiç biri online değil, onalarlda da surf yapmayı engelleyen yazılımlar var" dedi. İlk defa orada ağzından "ben Mac alıcam, ne bunlar böyle" lafını duydum.
Seyahatimizin son gününü alışverişe ayırmıştık. Amerika'nın en büyük elektronik zincirlerinden birisi Fly's Electronics'e uğradık. Tüm laptop'lara baktı ve en son buradaki Apple standına uğradık. Zaten kararımızı vermiştik, Mac Book alınacaktı artık. Üstelik aradığımız model normalde 1099 USD iken burada 1049 USD görünüyordu. Normalde fiyatları hep aynı olur diye biliyordum. Neyse, satıcıyı çağırdım, 10 dakika kadar bekledik, ancak geldi. Bu farkın neden olabileceğini sordum. "Stok temizliyoruz ondandır" dedi. Pek anlam veremedim ama neyse dedim. Bir de son olarak "işlerim sistemi en son çıkan Leopard mı?" diye sordum. "Hayır sanırım değil, onu internetten daha sonra güncelleyebilirsiniz belki. Ama ondan da emin değilim, ücretli mi bilemiyorum" dedi. Anlicanız, pek uğraşmak istemedi bizimle. Son bir yardım rica ettim "buralarda bir Apple Store var mı?" diye sordum. "Evet, yolun hemen karşısına yeni açıldı" dedi. Tek yardımı da bu oldu zaten :)
Sonra yolun karşısında ki
yeni alışveriş merkezindeki Apple Store'a girdik. Müthiş tecrübe içeri girer girmez başlıyor zaten. Güzel bir müzik, pırıl pırıl cihazlar. Herkes birşeyler yapıyor. Ben alacğaı ürünü bildiğim için, sorularımı soracak bir görevli aradım. Kafamı kaldırır kaldırmaz Kendall geldi yanıma. İşletim sistemi ile ilgili sorumu sordum, yeni işletim sistemi yüklü olduğu söyledi (ve gösterdi). Fiyatının vergi dahil ne kadar olduğunu sordum, cebinden iPhone'u çıkarıp hemen hesapladı ve söyledi. "Tamam" dedim, alıyoruz. "Hemen getiriyorum" dedi ve uzaklaştı. 1 dakika sürmeden elinde küçücük bir kutu ile geldi, kutunun üzerinde yazamn bilgileri gösterdi. Evet, aradığımız ürün buydu. Burayı iyi dinleyin lütfen; retail mağazacılığın şekli değişiyor:
Ben saf bir şekilde "nereye ödeyeceğim?" diye sordum. "Nasıl ödeyeceksiniz?" diye sordu Kendall. "Kredi kartı" dedim. "Bana ödeyebilirsiniz" dedi ve cebinden bir mobil POS/barkod okuyucu çıkarttı. Kartımı geçirdi, ekranına imzamı atmamı istedi. Son olarak da "faturanızı, mail olarak mı, kağıt olarak mı yoksa her ikisini de mi istersiniz?" diye sordu. "İkisi de lütfen" dedim, mail adresimi yazdık ve tataa! Fatura da Blackberry'me anında geldi. Kasa yok, kuyruk yok, beklemek yok, maksimum seviyede servis var. İşte buna tecrübe denir!

Kendall'a yardımları için teşekkür ettik, biraz da Türkiye sohbeti yaptık. Bu arada bize Genius Bar'dan ve uzatılmış garantiden de bahsetti. Son olarak bunu yazacağımı anlattım ve bir fotoğraf çekmek istedim. Tabi ki bunun cevabı da tamam oldu. İşte o foto. Yaklaşık 10 dakika içerisinde yeni bir bilgisayar, pardon, bir MacBook almıştık. Sonradan öğrendim ki, kasiyersiz mağazalar, ilk defa geçen hafta tüm Amerika'da devreye alınmış, bizim girdiğimiz mağaza yeni açıldığı için Tüm dünyada ilkmiş. (Biz alışveriş merkezinin açıldıktan sonraki 3. gününde oradaydık, tesadüfen). Şimdi, bu tecrübe anlatılmaz, WOMM yapılmaz da, hangisi anlatılır?
Etiketler: Apple, experince, Mac Book, tecrübe, WOMM